Bacağın derin toplardamarında pıhtı oluşmasıdır. Tek bacakta günler içinde ortaya çıkan şişlik ve ağrı en tipik bulgusudur. Zamanında tedavi edilmediğinde pıhtının bir parçası akciğere gidebilir; bu nedenle beklenmemesi gereken durumlardan biridir.
Randevu ve İletişimPıhtı oluşumu üç şartın bir araya gelmesiyle kolaylaşır: kanın yavaşlaması, damar duvarının zedelenmesi ve kanın pıhtılaşmaya yatkın hale gelmesi. Pratikte en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
Bu tablo varisle karışabilir ama seyri farklıdır. Varise bağlı şişlik yıllar içinde yerleşir, akşam artar ve sabah geçer. Derin ven trombozunda şişlik günler içinde ortaya çıkar ve istirahatle geçmez.
Muayeneden sonra ilk basamak renkli Doppler ultrasondur. Ağrısız ve iğnesizdir; damarın açık olup olmadığını, pıhtının yerini ve yaygınlığını doğrudan gösterir. Gerekli görülürse D-dimer kan testi ve seçilmiş hastalarda BT venografi kullanılır. Tekrarlayan veya genç yaşta ortaya çıkan pıhtılarda kalıtsal pıhtılaşma bozuklukları araştırılır.
Tedavinin temelidir. Amaç mevcut pıhtıyı büyütmemek, yenisinin oluşmasını ve akciğere gitmesini engellemektir. Vücut, pıhtıyı zaman içinde kendi eritir. İlaç ve süre; pıhtının yerine, nedenine ve tekrarlama riskine göre belirlenir. İlacın kendi kararınızla bırakılması, pıhtının tekrarlaması açısından en riskli davranıştır.
Şişliği ve ağrıyı azaltır, uzun vadede post-trombotik sendrom riskini düşürmeye yardımcı olur. Doğru basınç sınıfı hekim tarafından belirlenir.
Seçilmiş hastalarda, özellikle pıhtı kasık ve üzerindeki büyük damarları tutmuşsa, bacak aşırı şişmişse ve şikayetler yeni başlamışsa pıhtı kateter yoluyla çekilerek çıkarılır. Kesi yapılmaz. Amaç damarı erken açarak bacaktaki basıncı düşürmek ve kapakçık hasarını, dolayısıyla ileride gelişebilecek kalıcı şişliği azaltmaktır. Bu işlem her hastaya uygun değildir; karar Doppler ve klinik tabloya göre verilir.
Kan sulandırıcı kullanılamayan ya da tedaviye rağmen pıhtı atmaya devam eden sınırlı sayıda hastada, ana toplardamara pıhtıyı tutacak bir filtre yerleştirilebilir.
Hastaların bir bölümünde, aylar veya yıllar sonra bacakta kalıcı şişlik, ağırlık hissi, cilt renk değişikliği ve nadiren yara gelişebilir. Buna post-trombotik sendrom denir. Riski azaltan başlıca üç şey: tedaviye erken başlanması, kan sulandırıcının önerilen süre boyunca düzenli kullanılması ve kompresyon çorabının aksatılmaması.
Ayrımı yapan şey zamanlamadır. Varis şişliği yıllar içinde yerleşir, akşam artar, sabah geçer ve genellikle iki taraflıdır. Pıhtıya bağlı şişlik günler içinde başlar, tek bacaktadır ve istirahatle geçmez. Kesin ayrım Doppler ultrasonla yapılır.
Süre kişiye göre değişir. Geçici bir nedene bağlı ilk pıhtıda genellikle birkaç aylık tedavi yeterlidir. Nedeni bulunamayan, tekrarlayan ya da kanser gibi kalıcı riskin sürdüğü durumlarda süre uzar. Bu kararı takip eden hekim verir.
Eskiden kesin yatak istirahati önerilirdi, bugün bu yaklaşım terk edildi. Tedavi başlandıktan sonra kompresyon çorabıyla birlikte yürümek şişliği ve ağrıyı azaltır. Aşırı zorlayıcı sporlardan başlangıçta kaçınılır.
Tekrarlama riski vardır ve nedene bağlıdır. Geçici bir sebeple (ameliyat, alçı, uzun yolculuk) oluşan pıhtılarda risk daha düşüktür. Kendiliğinden ortaya çıkan pıhtılarda risk yüksektir; bu hastalarda tedavi süresi ve takip farklı planlanır.